Kule

Yeni yapılan Çamlıca Radyo TV Kulesi’nin yapım aşamalarını başından beridir takip ediyorum. Bu amaçla bir adet kamerayı okulumuzun penceresine konumlandırmış ve belli aralıklarla fotoğraf çekmeye başlamıştım. Kurduğum sistem, belli zaman aralıklarıyla fotoğraf çekiyor, çektiği fotoğrafları kameradan alarak benim geliştirdiğim bir sistem üzerinden, mobil ağı kullanarak FTP sunuculara atıyordu. Tam bir otonom sistem olmasa da kısmı bir otonomluk söz konusu idi. Çekilen fotoğraflar FTP sunucuya geldikçe ben de fotoğrafları inceliyordum. Bir süre sonra fark ettim ki gerçekten çok iyi fotoğraflar vardı. Ergonomik bir yapı ile elde kullanmak için tasarlanmış, bir gözün bakıp karar
verebilmesi için bir vizör ve deklanşöre sahip olan, neredeyse tüm ayarları el ile yapılmak için geliştirilmiş bir cihazın, başında kimse olmadan, bir ele, göze ihtiyaç duymadan böyle fotoğraflar çekebilmesi beni çok etkiledi. Bir süre sonra o fotoğrafların içerisinde kayboldum. Birçoğu çekilmesi gerçekten zor fotoğraflardı ama çekilmişlerdi. Bazılarının çekilmesi için belki ek araç gerece ihtiyaç vardı. Aslında ben sadece fotoğraf çekme işini bir kameraya deklare etmiştim ve o da çekmişti. Benim için bir şeyler üretiyor, dışarıdaki üçüncü bir göz haline geliyordu. Ben bu çalışma tarzını çoğu projemde sıklıkla kullanıyorum. İşin büyük kısmını makineye devrediyorum. Çoğu kez yaptığım tek şey belli bir ayar belirleyip başlat demek oluyor.


Bu proje ile kendimi devreden çıkartıp, sözü, işi deklare ettiğim fotoğraf makinesi, yazılım ve donanıma vermek istiyorum. Projeyi sahiplenmek yerine, gerçek emekçilerine teslim etmenin doğru olduğu fikri düştü aklıma. Ben projeye destek oldum, makine ise işi üretti. Projede ismimi kullanmak yerine makinenin seri numarasını kullanacağım. Sunumda, basılmış fotoğrafların yanında bu fotoğrafları çeken sistem çalışır şekilde iş üretmeye devam edecek.

"Tower" (EN)

I have been following the construction process of the newly built Çamlıca Radio TV Tower from the start. For this purpose, I placed one camera in the window of my school and started to take photos at certain intervals. The system I installed was taking photos during certain time intervals, and using a mobile network to transfer the photographs to  FTP servers using a system I developed. Although it was not a completely autonomous system, it was partly autonomous. As the photos were taken to the FTP server, I was reviewing the photos. After a while, I realized that there were really good photographs. I was impressed with the fact that a device designed for hand-held use with an ergonomic structure, which has a viewfinder and a shutter so that an eye can look and decide, could take such pictures without the monitoring of a body, without the need of a hand, or an eye. After a while, I got lost in the photographs. Some of which were really hard images to capture but were in fact captured. I had transferred the task of taking the image over and “it” had taken the image. It began to create something for me, and almost functioned as an extension of me, perhaps functioning as a third eye. I utilize this sort of process in most of my works. I hand over the majority of the work to the machine. Often the only thing I do is set specific settings and initiate a start. 

In this project, Instead of claiming ownership of the project, I want to take myself out and give it over to the camera, software, and hardware. I find it right to credit the real “workers” of the project. I have only supported the project, the machine produced the work. Instead of using my name in the project, I will be using the serial number of the camera. Within the installation of the work, alongside the printed images the system that produced these images will be set up and continue to produce work.

© 2017 TOLGA AKBAS