Kayıp Kayıtlar

Dünya aslında kapalı bir kutudur. Özel bir çaba harcamadan bu kutudan dışarı hiçbir şey çıkamaz. Buna ses ve görüntü de dâhil. Zaten, sesi iletecek hava medyumu olmadan, bir sesten bahsetmek de mümkün değil. Görüntü ise ancak ışık medyumu ile var olabilmekte. İnsanoğlu her iki oluşumu (ses ve görüntü) kayıt altına almaya başardı. İçinde bulunduğumuz çağın teknolojisi bunu olanaklı hale getirdi. Fakat bunun için bir hazırlığa, kayıt ortamına ve kayıt cihazına ihtiyaç duyuluyor. Mevcut teknolojimiz ancak buna yetebiliyor. Fakat dünyada hatta evrende sesin ve görüntünün kaybolmadığını biliyoruz. Daha doğrusu evrende hiçbir şey kaybolmuyor. Ses, belki çarptığı yerlerde kayıt altına alınıyor, görüntüler de aynı şekilde. Fakat mevcut teknoloji bu kaydı okumaya yetmiyor.

Sanatçı bu çalışmasında, okunamayan ve çözülememiş bu kayıtlar üzerine gidiyor. Yıllar öncesinin taşlara hapsolmuş görüntü ve seslerinin tekrar okunabilirliği üzerine bir imge çalışması yapıyor.

© 2017 TOLGA AKBAS