"Mektuplar"

 

Yüzyıllardır işgaller yaşamış, her gelenin yeni bir düzen getirmeye çalıştığı, girmesi kolay çıkması zor, günah keçisi haline gelmiş bir ülke Afganistan. Orada yaşayanların nefes alabilmeyi hedef olarak belirlediği. Sadece nefes almanın yaşamak olmadığına inananların da gurbette kötü şartlarda çalıştığı bir coğrafya.

Çalışmak için daha çok İran’a giden Afganistanlılar, İran’daki işsizlik ve zorla ülkelerine geri gönderilmeleri nedeniyle rotalarını Türkiye’ye çevirmiş durumdalar. Resmi açıklamalara göre şu anda Türkiye’de 130 bin Afgan vatandaşı bulunmakta. Çoğu okuma yazma bilmeyen bu insanların ağırlıklı olarak yaptığı iş ise kâğıt toplayıcılığı.

Nefes alması zor, sağlıksız mekânlarda kalabalık bir şekilde yaşayan, çöpe attığımız kıyafetleri giyen, kâğıt, metal ve plastik toplayarak Afganistan’daki ailelerine para gönderen bu insanlarla kimse konuşmuyor.  Sanki hiç yoklar, hiç olmadılar. Çöpe atılmış anılarımıza son dokunanlar ve bizim aramızdaki huzursuz bir yok olma hali. İmgelemimizde eksik bir yer, kimsenin girmediği bir patika.

Şimdi o patikada buluşuyoruz. Bir zamanlar dokunduğumuz kâğıtlara dokunuyor elleri. Anlamadığımız bir dilden, tanımadığımız insanlara mektup oluyor. İlk defa göz göze geliyoruz.

Sergiler

* Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fotoğraf Bölümü 40. Yıl Sergisi

"Letters" (EN)

Afghanistan is a country that has experienced invasions for centuries, where every visitor tries to bring a new order, which is difficult to enter, and has become a scapegoat. The people living there set the goal of being able to breathe. A geography where those who believe that only breathing is not living is also working abroad under bad conditions.

 

More Afghans are going to Iran for work, unemployment in Iran and forcibly sent back to their country because of the routes they are turned to Turkey. According to the official figures there are 130 thousand Afghan citizens currently in Turkey. Most of these people who are illiterate are mostly paper collectors.

 

Nobody talks to these people who live in crowded places that are hard to breathe, unhealthy, wear the clothes we throw away, collect paper, metal and plastic and send money to their families in Afghanistan. It's as if they never existed, never happened. The last to touch our trashed memories and a restless disappearance between us. A missing place in our imagination, a path that no one enters.

 

Now we meet on that path. His hands touch the paper we once touched. There are letters from a language we do not understand to people we do not know. This is the first time we meet our eyes.

© 2017 TOLGA AKBAS